Duygular

Duyguları Yazmak ve Konuşmak: İki Yol, Tek Amaç

Bir deftere yazmak da, birine anlatmak da duyguları dışarı çıkarmanın yollarıdır. Bu iki yöntemin farklarını ve birlikte nasıl kullanılabileceğini anlatıyoruz.

· 3 dk okuma

Duyguları Yazmak ve Konuşmak: İki Yol, Tek Amaç

Duyguları yazmak ve konuşmak, içinizde biriken hisleri dışarı çıkarmanın iki tamamlayıcı yoludur: yazmak düşüncelerinizi kendi hızınızda düzenlemenizi sağlar, konuşmak ise anlaşıldığınızı hissettirir. İkisini birlikte kullanmak, duygularla daha sağlıklı bir ilişki kurmanıza yardım eder.

Bazı insanlar kalemi eline aldığında rahatlar, bazıları ise ancak birine anlattığında hafifler. Bu yazıda her iki yolun ne sunduğunu, hangisinin hangi durumda daha iyi gelebileceğini ve onları nasıl bir arada kullanabileceğinizi ele alıyoruz.

Duyguları Yazmanın Faydaları

Yazmak, kimseye hesap vermeden, düzeltme kaygısı taşımadan içinizdekileri dökebileceğiniz bir alandır. Defter sizi yargılamaz, sözünüzü kesmez, acele ettirmez.

Düşünceler sıraya girer

Kafanızda aynı anda dönen onlarca düşünce, kâğıda geçtiğinde tek tek görünür hâle gelir. Böylece hangisinin gerçekten önemli olduğunu ayırt etmek kolaylaşır.

Örüntüleri fark edersiniz

Bir süre düzenli yazdığınızda, belirli durumların sizi benzer şekilde etkilediğini görebilirsiniz. Örneğin pazar akşamları gerginleştiğinizi ya da belirli bir kişiyle konuştuktan sonra yorulduğunuzu fark edebilirsiniz.

Gece zihnine mola verir

Yatmadan önce birkaç satır yazmak, düşünceleri bir yere bırakma hissi yaratır. Gece düşüncelerinin neden ağırlaştığına dair önerileri gece düşünceleri neden ağırlaşır yazısında bulabilirsiniz.

Duyguları Konuşmanın Faydaları

Yazmak ne kadar iyi gelse de bazı duygular bir insan sesine ihtiyaç duyar. Konuşmak, yazmanın veremediği bir şeyi verir: karşılık.

  • Anlaşılma hissi: Birinin "seni anlıyorum" demesi, yalnızlığı azaltır.
  • Yeni bakış açısı: Karşınızdakinin bir sorusu, meseleye farklı bir yerden bakmanızı sağlayabilir.
  • Duygusal boşalma: Sesli anlatmak, bazen yazarken gelmeyen gözyaşlarını ya da rahatlamayı beraberinde getirir.
  • Bağ kurma: Paylaşılan bir dert, iki insan arasında güven ve yakınlık oluşturur.

Konuşmanın bu yanlarını derdini anlatmanın faydaları yazısında daha ayrıntılı ele aldık.

Yazmak mı, Konuşmak mı? Ne Zaman Hangisi?

DurumYazmakKonuşmak
Ne hissettiğinizi tam bilmiyorsanızDuyguyu keşfetmek için uygunBiri sorularla yardımcı olabilir
Kimseye anlatmaya hazır değilsenizGüvenli ilk adımDaha sonra denenebilir
Kendinizi çok yalnız hissediyorsanızKısa süreli rahatlamaBağ kurma hissi verir
Bir karar vermeye çalışıyorsanızArtıları ve eksileri listelemek için iyiSesli düşünmek netlik sağlar
Gece uyuyamıyorsanızZihni boşaltmaya yardım ederBir sesin varlığı sakinleştirebilir

İki Yolu Birlikte Kullanmak

Yazmak ve konuşmak birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır. Pek çok kişi önce yazıp düşüncelerini toparlar, sonra birine anlatır. Bu sıra, konuşmayı daha verimli hâle getirebilir.

  1. Önce o gün sizi en çok etkileyen şeyi birkaç cümleyle yazın.
  2. Yazdıklarınızın altına "Bu bana nasıl hissettirdi?" sorusunun cevabını ekleyin.
  3. Anlatmak istediğiniz kısmı işaretleyin.
  4. Güvendiğiniz biriyle ya da sizi dinleyecek biriyle konuşun.
  5. Konuşmadan sonra fark ettiklerinizi tekrar not alın.

Yazmaya Nereden Başlamalı?

Boş sayfa bazen korkutucu olabilir. Başlamak için şu cümlelerden birini tamamlamayı deneyin:

  • "Bugün beni en çok yoran şey…"
  • "Şu an keşke biri bana … dese."
  • "Aslında söylemek istediğim ama söyleyemediğim şey…"
  • "Kendime şunu hatırlatmak istiyorum…"

Yazdıklarınızın güzel, düzgün ya da anlamlı olması gerekmez. Yazım hataları, yarım cümleler ve dağınıklık bu sürecin doğal parçalarıdır. Defteri kimse okumayacak; o yalnızca size ait.

Yazdığınız şeyleri saklamak zorunda değilsiniz. Bazı insanlar yazdıktan sonra kâğıdı yırtarak ya da silerek bir tür bırakma hissi yaşar. Hangisi size iyi geliyorsa onu seçin.

Konuşacak Biri Bulamadığınızda

Yazdıklarınızı paylaşmak istediğiniz ama uygun birini bulamadığınız anlar olabilir. Böyle zamanlarda sizi tanımayan biriyle konuşmak, yazmanın başlattığı süreci tamamlayabilir. Dert Hattı üzerinden bağlanacağınız dert ortağı, yazdıklarınızı okumuş gibi değil ama sizi dikkatle dinleyerek eşlik eder. Konuşmak istediğinizde 0888 228 90 60 numarasını arayabilir, içimi dökmek istiyorum sayfasında bu ihtiyaca dair daha fazlasını okuyabilirsiniz. Hizmetin ne olduğunu merak ediyorsanız dert köşesi sayfasına da göz atabilirsiniz.

Sonuç

Duyguları yazmak ve konuşmak, iç dünyanızla ilgilenmenin iki değerli yoludur. Yazmak size kendi sesinizi duyurur; konuşmak ise o sesin bir başkasına ulaştığını hissettirir. İkisini de denemek, hangisinin size ne zaman iyi geldiğini keşfetmenin en iyi yoludur. Bugün birkaç satırla başlayabilir, yarın o satırları birine anlatabilirsiniz.

Bu konuda sık sorulanlar

Duygularımı yazmak gerçekten işe yarar mı?

Birçok kişi, düşüncelerini kâğıda dökmenin zihnini toparladığını ve duygularına isim koymayı kolaylaştırdığını fark eder. Düzenli yazmak örüntüleri görmenize de yardım eder.

Yazmak mı daha iyi, konuşmak mı?

İkisi birbirini tamamlar. Yazmak düşünceleri düzenlemek için, konuşmak ise anlaşılma ve bağ kurma hissi için daha uygundur.

Yazmaya nasıl başlayabilirim?

"Bugün beni en çok yoran şey…" gibi yarım bir cümleyi tamamlayarak başlayabilirsiniz. Düzgün yazma kaygısı taşımanıza gerek yoktur.

Bilgilendirme: Dert Hattı bir sohbet hattı değildir

derthatti.com bir sohbet hattı, sohbet hatları, sohbet numaraları veya alo sohbet hattı hizmeti DEĞİLDİR. Cinsel veya flört amaçlı içerik bulunmaz. Dert Hattı; dertleşmek, içini dökmek ve dinlenilmek isteyen herkes için kurulmuş bir dert köşesi ve sırdaş hattıdır. Sohbet hattı ile dert hattı arasındaki farkı okuyun.

Dert Hattı psikolojik danışmanlık, tedavi veya acil yardım hizmeti değildir. Hayati tehlike içeren durumlarda lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın.

Hemen Ara 0888 228 90 60 7/24 · 39,99 TL/dk